Anasayfa Gladio Nedir
Gladio Nedir e-Posta
Son günlerde gündem koonusu olan Kurtlar vadisi gladio kurtlar vadisi'nin sonumu olacak bu sinama filmi ile 6 yillik serüven sonami eriyor bunlarin hepsi merak konusu. Bunlar biyana Kurtlar Vadisi Gladio neler getiriyor neleri gün yüzüne çikaracak su anda izleyicilerin tamami bunu düsünürken Çekimleri ne zaman bitecek ve beyaz perdede ne zaman görece öncelikle bu merak konusu Fakat bittiginde kesinlikle Irak filminden daha fazla izleyici kitlesine ulasacaktir.

Kimse merak ediyormu kurtlar vadisi ne demek? kurtlar vadisi gladio ne demek? neden Gladio? gladio gerçekten varmi? yoksa bir hayal ürnümüdür bunlari hiç düsündünüzmü ben düsünmedim ama bugüne kada izledigim dizi ve filmlerden kurtlar vadisi, kurtlar vadisi irak kurtlar vadisi gladio kadar dikkatimi çeken ilgimi çeken ve merakla bekledigim bir film daha olmadi. Aslinda bendede Türkiyedeki bütün izleyicilerdede bu kadar fazla merak uyandirmasi bu kadar ilgiyle izlenmesi belkide Türkiyedeki bilinmeyen gerçekleri konu edinmesidir.

 

Basinda Bu ismi sürekli duyuyoruz GLADIO Ismi bile insana Hos gelmiyor Ülkemizi kana Bulayan Bu karanlik güç Kimdir Bunu ele alalim istedik Istanbul kana bulandi. 57 kisi öldürüldü. Dört noktada patlatilan en az dört ton patlayici herkesin kanini dondurdu. 16 ve 21 Kasim günlerinde Beyoglu Osmanbey Ingiliz Konsoloslugu ve Levent'teki HSBC bankasi önünde patlatilan bombali araçlarin içinde C-4 patlayici maddeleri oldugu gazetelere yansidi.Konunun uzmanlari patlayicilar arasinda bulunan C-4 kaliplarinin CIA ve Pentagon imalati pentagon imalati oldugu bilir. Plastik tahrip maddesi olarak bilinen C-4'ler bütün dünyada terör örgütleri tarafindan kullaniliyor. Yani ABD'nin finanse ettigi terör örgütleri…Susurluk Belgeleri 1 isimli kitapta Astsubay Hüseyin Oguz Orgeneral Esref Bitlis'in uçaginin da C-4 tipi bir bomba konarak düsürüldügünü söyler. (Sh. 216) C-4 patlatilirsa plastik bomba oldugu için iz birakmiyor. C-4'leri ve ülkemizin faili meçhuller cenneti oldugunu PKK cinayetlerini konu edinen ve Akit gazetesinde tefrika edilen Itiraf Ediyorum isimli romanimi yazarken kesfettim. Bu memlekette öldürülen birçok insanin katili bulunamiyor. Hatta Binbasi Cem Ersever Orgeneral Esref Bitlis Ugur Mumcu gibi birçok ünlünün katili kasten bulunamiyor. Zamanin DGM savcisi Nusret Demiral Ugur Mumcu cinayetinin üstüne gidilmemesini istemisti.Rahmetli Turgut Özal'a kursun atan Kartal Demirag da Türk Gladio'sunun elemani çikmisti. Sonralari listeye Taner Kislali Doç. Hablemitoglu eklendi. Atatürkçü-laikçi geçinen ve bunun yani sira halk demokrasi ve insan haklari düsmani gizli bir örgüt halki evire çevire dövmek ve demokratiklesmenin önüne geçmek için yeni firildaklar çeviriyor.1993 yilinda kurulan TBMM faili meçhul cinayetleri arastirma komisyonu o zaman aylarca olaylari arastirdi ve bir sonuca varamadi.Kontrgerilla cinayetleri ile ilgili açiklamalarda bulunan Emniyet Genel Müdürlügü daire baskanlari Hanefi Acvi Bülent Orakoglu ve Onbasi Kadir Sarumsak gibi isi bilen uzmanlar askerî mahkemelerde süründürülerek susturuldu yargilandi mahkum edilmek istendi. Hanefi Avci içeride yatti. Orakoglu ve Sarumsak'a berat karari veren hakim sürüldü sonra da ordudan ihraç edildi. FAILI MEÇHUL CINAYETLER Uzun arastirmalar sonucu tespit ettigim ve Itiraf Ediyorum romaninin önsözünde belirttigim bir gerçek var.

Romandan iktibas ediyorum: “Türkiye faili meçhuller cenneti. TBMM faili meçhul cinayetler komisyonu önümüze kocaman bir liste koyuyor. Okuyalim: 1975: 1 tane 1977: 6 1978: 46 79: 81 80: 98 81: 2 83: 1 84: 1 86: 2 87: 1 88: 2 89:3 90: 68 91:24 92: 316 93. 314… Toplam 916. Elbette ki bu rakamlar komisyon kayitlarina geçmis faili meçhuller ve 1993'ten sonrasini kapsamiyor. Dagda bagda köprü altinda öldürülenlerin kesin sayisi bilinmiyor. 1997 yili sonu itibariyle eger rakamlarla oynanmamissa; mahkemelerde 14 973 faili meçhul dosyasi bulundugu 12523 dosya ile Diyarbakir DGM'nin ilk sirayi aldigi biliniyor. Mayis 1998 ayi itibariyle 20 379 terörist 3275'i asker; 4501 güvenlik görevlisi 4268 sivil olmak üzere toplam 29148 kisinin Güney Dogu'da hayatini kaybettigi biliniyor.

Kurtulus Savasi'nda 7-8 bin civarinda sehit verdigimiz düsünülürse onun dört katindan daha fazla insan telef olmus.” ITALYAN GLADIO’SU Türkiye’de gizli örgütler ne oyunlar oynuyor kim kimi niçin öldürtüyor kitle katliamlari nasil ve kim tarafindan planlanip uygulaniyor bilmek isteyen varsa Italya örnegine bakmali.Itiraf Ediyorum'u yazarken konuyla ilgili olarak buldugum bilgileri romandan iktibas ediyorum: ABD Italya'da herhangi bir komünist iktidarini bertaraf etmeyi sosyalistleri onlardan ayirmayi saglayacak antikomünistleri harekete geçirecek bir örgüt kurdu. 1942 yilinda kurulan bu gizli servis ihtiyaç halinde karisiklik çikarmaya matuf operasyonlarda kullanilabilecek reaksiyoner hareketlere destek verecekti. Italya politik hayatinda komünistleri ortadan kaldirmak fasist profesyonel katillerden ekipler kurmak ve bunlari hükümetteki sahsiyetlere veya sivil halka karsi saldirilarda kullanmak sorumlulugu komünistlere atmak antikomünist partilere yardim etmek ve yeni partiler kurmak hedefleniyordu. 1 Agustos 1949'da Italya NATO'ya girdi. 1 Eylül 1949'da da SIFAR Ordu Istihbarat Servisi faaliyete geçti. Dogdugundan itibaren ABD çikarlarina bagli kalacak olan SIFAR'in örgütlenmesi daha sonra NATO genel sekreteri olan Savunma Bakani M. Bronzo tarafindan gerçeklestirildi. Operasyon Amerikan gizli servisi ajani Carmel Offie'nin gözetiminde gerçeklesti. Washington için yararli bilgiler toplayan ve Italya ordusunun NATO'ya bagliligini denetleyen SIFAR çesitli Amerikan gizli servislerinin bir bakima gayri resmî subesiydi.

Italya'da Askerlerin Tesebbüsü Italya demokrasi ilk defa 1964'te sarsildi. Mart 1964'te Jandarma Genel Komutani General De Lorenzo Roma'da kuvvet komutanlariyla yaptigi bir toplantida olaganüstü durumlarda jandarma kuvvetlerine müdahale etme imkâni veren bir plân hazirladi. Bu Solo Plâni' jandarmanin Italya'da hassas bölgelere müdahalesini hazirlamaya yönelik çok yogun bir faaliyeti öngörmekteydi. Haziran 1964 için kendilerinden yapmalari istenen hazirliklarla ilgili açiklama talep eden bazi subaylara NATO antlasmalari çerçevesinde ve Italya'daki Amerikan yetkililerle uyum halinde hazirlanan bir iç güvenlik plâninin uygulanacagini ifade edildi.Gizli servisler siyasî-askerî sir ve devlet kavramlarinin arkasina siginip gerçegin anlasilmasi çabalarini engellediler. Türkiye'de sikça oldugu gibi siviller askerlerin ve gizli servislerin üzerine gidip denetim kuramadilar.Italya 1969'dan itibaren firtinali bir döneme girdi. Bes yil boyunca suikastlar ve siddet eylemleri birbirini izledi.1980'de Italya tarihinin en kanli suikastlariyla çalkalandi terörizm yeniden canlandi.

Bologne Garina konan bir bombanin patlamasiyla 85 kisi hayatini yitirdi ve iki yüzden fazla insan yaralandi. Terörü Kim Organize Ediyor? Savcilar ve gözlemciler karmakarisik bir agin örgüsünü yillar boyu anlamaya çalistilar. 1991'e kadar Venedik'te devam eden çesitli adlî sorusturmalar su gerçegi ortaya koydu:Bütün bu kanli terör ve siddet olaylarinin görünür aktörleri olan çesitli neo-fasist gruplarin arkasinda Italya'daki terör stratejisinin farkli safhalarini elinde tutan tek güç olarak askerî gizli servisler görünüyordu. Licio Gelli'nin P2 mason locasinin yakin kontrolü altindaki Italyan askerî servisleri 1964'ten 1980'e kadar terör sahnesinin merkezindeki düzenleyicisiydi.Gizli servislerin karanlik rol ve eylemlerine dair yapilan bütün arastirmalar devlet sirlari bahanesine toslamaktaydi. Adlî sorusturmalar kapatiliyor savcilarin suçlu buldugu bütün önemli kisileri aklayan sasirtici kararlarla karsilasiliyordu.

Son terör olaylarini takip eden on yilin sonunda Italya'da en karanlik dönemi olusturan bu terör dalgasina ragmen hiç bir suçlu bulunamadi ve hiç bir açiklama yapilmadi.Önemli Taniklar Ortadan Kayboluyor. Savcilar kisa sürede gizli servis arsivlerinden dosyalarin kayboldugunu anladilar. 1969'da kurulan parlamento arastirma komisyonuna zor bir görev düsüyordu. Önemli taniklar ortadan kayboluyordu.Önce General De Lorenzo'nun yardimcisi Bay Rocca 27 Haziran 1969'da bürosunda ölü bulundu. Rocca'daki belgelerin önemli bir bölümü kaybolacakti.27 Temmuz 1969 General Ciglieri açiklanamayan bir trafik kazasinda hayatini kaybetti.Onu gizli servisleri bunaltan raporu hazirlayan General Manes'in ölümü izledi. Manes komisyon önünde ifade verecegi günlerde bir kalb krizinin kurbani oldu. 8 Ocak 1970'de ABD Genelkurmay Baskani olan General Westmoreland'in imzasini tasiyan Arazi el kitabi 30-31 koduyla tasnif edilmis 138 sayfalik çok gizli bir belgeyi yayimlayacagi duyurulan bir Türk gazeteci aniden ortadan kaldirildi ve yayin engellendi.1980'de Italyan mahkemeleri neo-fasist gruplarin P2 mason locasinin ve Italya gizli servislerinin ayni amaçlarla bir araya geldigini Italya'da asker ve sivillerden olusan gizli bir örgütün varligini belirledi. CIA mason localari ve gizli servisler kanun disi islere girmisti; organize cinayet ve terörizm birbirine yakindan bagliydi.9 Ocak 1990'da savci Felice Casson istihbarat servislerinin kontrolündeki gizli silah depolarini kesfetti. Gizli servis arsivlerine girdi.

Dogrudan gizli servisler ve NATO tarafindan kontrol edilen sivil ve askerlerden olusmus yasa disi bir örgütün varligini belgeledi. Karsi espiyonaj mektuplari gizli bir direnis örgütünün yani GLADIO örgütünün kurulmasini öngören 50'li yillarda imzalanmis NATO protokollerinden söz ediyordu. 1956-62 yillari arasinda Gladio ve ordu gizli istihbaratinin basinda bulunan kisi General De LORENZA idi. Örgütün kirli islerinden basbakanlar cumhurbaskanlari zaman zaman haberdar olmus olusumu ortadan kaldirmak için bir çaba göstermemislerdir. Bu da örgütün ne kadar etkili oldugunu göstermeye yeter. Italya ile Türkiye arasinda benzerlik kurmak zor degil.Belçika Yunanistan ve Italya’da cesur siviller savcilar ve politikacilar sayesinde Gladio tipi devlet gücünü kullanan gizli örgütler çeteler ortaya çikarildi. Türkiye’de Gladio cinayet islemeye devam ediyor. “ÖZEL HARP DAIRESI” Gladio Yunanistan Italya Belçika gibi ülkelerde ortaya çikarilmasina ragmen ülkemizde varligi bile tespit edilemedi. Emekli Yarbay Talat Turhan Özel Savas Terör ve Kontrgerilla isimli kitabinda Türkiye’de Gladio Özel Harp Dairesi’dir diyor.(s.14)

Talat Turhan “Bir ülkede siyasi cinayetler isleniyor da failleri bulunamiyorsa fail büyük bir olasilikla istihbarat örgütleridir. Bu iç istihbarat örgütlerinden biri veya birkaçi olabilecegi gibi dis istihbarat örgütleri de olabilir. Ya da iç ve dis istihbarat örgütlerinin ortak karariyla gerçeklesen bir eylem seklinde de gerçeklesebilir.”diyor. (S. II) Yazarin bir baska dikkat çekici tespiti var: “Bir ülkede bu tür eylemlerde fail bulunmuyorsa eylemler artarak devam edecektir.”(s.III) Turhan’a göre örgüt Türkiye”nin NATO’ya girmesinden sonra Seferberlik Tetkik Kurulu adiyla kuruldu ve sonradan Özel Harp Dairesi adini aldi. 20 yildir terör ve istihbarat konularinda yaptigi çalismalar ve kitaplariyla taninan Turhan Özel Harp Dairesi’nin talimnamesinde yer alan görevlerini söyle siraliyor:”Adam öldürme bombalama silahli soygunculuk iskence kötürüm haline getirme adam kaçirmak suretiyle tethis ve olaylari tahrik misilleme ve rehinelerin ali konmasi kundakçilik sabotaj propaganda ve yalan haber yayma zorbalik santaj” (s.23)12 Mart 12 Eylül dönemlerini yasayanlarin hayiflandigini duyar gibiyim:”Biz bunlarin hepsini gördük. Meger bunlari anarsistler degil de Özel Harp Dairesi mi yapiyormus?”Özel Harp Dairesi’nin kurulus talimnamesi Amerika’dan alinma. “Contrgerilla Operation FM 31-16¨ talimname Türkçeye tercüme ediliyor. Sadece adi degisiyor: ST 31-15 Kara Kuvvetleri Sahra Talimnamesi- Gayri nizami Kuvvetlere Karsi Harekat Bu talimname Orgeneral Ali Keskiner imzasiylaT 31-15 25 Mayis 1964 gün ve OPS: 1708-74-64 Mr. Ta.Krl. sayili KKK emriyle yürürlüge giriyor. (S.26) Bugüne kadar yetkili kisiler bu örgüt elemanlarinin vatansever(!) sivillerden olustugunu da açiklamislar.

Yesil Alaaddin Kanat Abdullah Çatli Sedat Peker Alaaddin Çakici gibi kimselerin sivil ve vatansever(!) kimseler oldugu herkesin malumu.”Vatanseverlerin MHP baglantisi hakkinda ciddi kuskular bulundugu gibi Özel Harp Dairesi’nin finansmaninin ABD tarafindan saglandigi da yetkili kisiler tarafindan açiklanmistir.”diyor Talat Turhan.(s.27)Genelkurmay Baskanligi’nda basina verilen brifingde Özel Harp Dairesi Baskani Tuggeneral Kemal Yilmaz su açiklamayi yapiyor:”Özel Harp Dairesi 7 Eylül 1952 tarihinde simdiki Milli Güvenlik Kurulu’nun islevini gören Milli Savunma Yüksek Kurulu’nun 17/c sayili karariyla kuruldu.”(s.30) Talat Turhan devam ediyor: “Özel Harp Dairesinin yer alti örgütü yasalarin üstünde. Örgütler insanlardan olusur. ÖHD de üst düzeyde görev almis kisilerin gizli bir dokunulmazligi oldugu anlasiliyor. Üst rütbelere ulasan generallerin çogunun Özel Harp Dairesi’nde ya da MIT’te görev yapmalari bir rastlanti midir?”(s.30) YAPILMASI GEREKEN Türkiye Gladio’su Yesil’i Çatli'yi Fadime Sahin'i Müslüm Gündüz'ü ve daha nicelerini kullandi. Apo Suriye'ye gitmeden önce Gladio'nun emrindeydi. Hizbullah DHKP-C Dev-Sol gibi örgütler de Gladio'nun etki alanina girer.Gladio’nun içinde yer alan bazi isimlerin resmî bir BELGE olan Susurluk Raporu’nda yer aldigi da gerçek. Hatta Gladio’nun Yesil ellerinin basbakan yumrukladigi da rapordan anlasiliyor.

Gladio geçmiste Semdin Sakik ve Uzman Çavus Cengiz Ersever’in itiraflarini basina sizdirarak oyun oynadi ve hedef çökertti. Taner Kislali'yi Hablemitoglu'nu öldürdü. Gizli dokunulmazligi olan insanlarin daha nice oyun oynayacagi da açik. Yesil Alaaddin Kanat Adil Timurtas ve öteki infaz gruplarin kapsayan bir af çikarilmali. Onlarin yaptiklarini ve Gladio ile baglantilarini açiklamalari saglanmali. Italya’da oldugu gibi bizde de Gladio yani Özel Harp Dairesi çökertilmeli.Bu da ancak TBMM’nin MIT Genelkurmay Emniyet ve Jandarma istihbaratlarini tamamen denetim altina almasiyla mümkündür. Susurluk Komisyonu’nda verdigi ifadelerde Hanefi Avci istihbarat örgütlerinin sivillerin denetiminden uzak oldugunu ifade ediyor.Halbuki Amerika’da CIA dahil bütün istihbarat örgütleri meclis denetimindedir.Mert bir insan olan Hanefi Avci 28 Subat döneminde bir kurumun darbe hazirligi içinde oldugunu içisleri bakanina rapor etti bu yüzden tutuklanip yargilandi mahkum edildi.Bu durum ülkede parlamento disi ve meclis kontrolü disinda güçlerin varligini ve kanunsuz isler kotardigini ortaya koyar. Meclis her türlü kanun disi ve kontrol disi kurumu zabt u rabt altina almak zorunda. Yoksa daha çok Taner Kislalilar Ugur Mumcular Cem Erseverler Akin Birdal kursunlanir milletvekili Mehmet Sincarlar vurulur basbakanlar yumruklanir ve vuranlara garanti belgeleri verilir. Faili meçhullerin önü de alinamaz Türkiye hukuk devleti olamaz kalkinamaz sivillerce yönetilemez. Avrupa Birligi'ne filan da giremez.Zaten demokratiklesme karsiti darbeci despot CIA ve MOSSAD ile beraber çalisan militer güçler Türkiye'de oyun oynuyor.Gladio'nun Türkiye versiyonu nasil çalisiyor ne gibi oyunlar oynuyor nasil firildaklar çeviriyor? Daha fazlasini merak edenler ” Itiraf Ediyorum'u ” okusunlar. ISTANBUL CINAYETLERININ MESAJI Eski Istanbul valisi Hayri Kozakçioglu bir tv programina verdigi demeçte patlayici madde satan yerler belli ve buralar kontrol altidadir buradan çok fazla patlayici madde alan adam dikkat çeker ve takip edilir diyor. Istanbul'daki her olayda bir ton agirliginda patlayici madde patlatildi. Bu miktarda patlayici maddeyi kim alabilir? Kim takip edilip de yakalanmaz?Böylesine büyük miktarda patlayici maddeyi ancak istihbarat örgütleri alir ve yakalanmaz.Patlatilan bombalarin verdigi mesaj su: 1. Türkiye iktidari ABD ve Israil politikalarini cani gönülden desteklemedigi için huzura dinamit kondu. Türkiye kayitsiz sartsiz Israil ve ABD ikilisine yakin politika takip etmeye mecbur tutuluyor. 2. Islâm terörü körüklüyor mesaji veriliyor. Terör güya dünyayi tehdit ediyor. Amerika ve Israil terörle mücadelesinde hakli. 3. Israil'in Filistin Amerika'nin Irak'ta isledigi cinayetler hakli gösterilmeye çalisiliyor. 4. Hükümet içeride Türk Gladiosunun yetkilerini budamaya çalisiyor. 7. Uyum Paketi ile Milli Güvenlik Kurulu genel sekreteri sivil biri olabilecek. Yardimcilarini kendi seçecek. Yaptigi isler gizli olmayacak. Bütün bunlar bizim Özel Harp Dairesinin isine gelmiyor ve kendisiyle ugrasanlara nelere kadir oldugunu göstermek istiyor. 5. Avrupa Birligine mutlaka girmek isteyen hükümet ve sivil toplum örgütlerine Gladio'muz hayir ben girmek istemiyorum diyor. O zaman faili meçhul cinayetler islenemez ben yetkilerimi devretmem demek istiyor. Gladio direniyor ve tepki gösteriyor. Biliyor ki Türkiye Avrupa Birligine girerse solugu kesilecek.

Bir yandan terör üretiyor öte yandan Kibris kartiyla hükümeti yumrukluyor. Sivil toplum ve kamuoyu hükümetin yaninda. Fakat CIA ve MOSSAD Türk Gladio'sundan yana. Bakalim son gülen kim olacak? Ülaaai derinden yöneten gizli örgütler mi?Demokrasiyi içine sindiren halkimiz ve hükümetimiz mi?Biz mi ötekiler mi? ALI ERKAN KAVAKLI CHP’li Özel Harpçiler Özel Harp Dairesi Baskanligi Kara Kuvvetleri Komutanligi ve Özal döneminde Cumhurbaskanligi Genel Sekreterligi görevlerinde bulunan emekli Orgeneral Kemal Yamak suskunlugunu bozdu. “Gölgede Kalan Izler ve Gölgelesen Bizler” ismiyle Dogan Kitap’tan yakinda piyasaya çikacak anilarinda dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Baskani Bülent Ecevit’in “kontrgerilla” iddialarina yanit verirken bazi CHP milletvekillerinin de Özel Harpçi oldugunu açikladi.Bunun sadece Ecevit’in partisine ait bir durum olmadigini belirten emekli Orgeneral Kemal Yamak’in “Birçok kimseyi ayaga kaldiracagini biliyorum ama bu noktada yazmak istiyorum” dedigi müthis iddialari söyle: PARTI GÖZLÜGÜ KALIN CAMLI MIDIR Ecevit 1978-79 basbakanligi döneminde Sarikamis’ta daha önce Özel Harp Dairesi baskanligi yapmis komutanlardan Sabri Yirmibesoglu’yla görüsürken Milliyetçi Hareket Partisi ilçe baskaninin da bu teskilatin bir üyesi oldugunu ögrenmis kontrgerillanin varligini açiklarken bu durumu da açiklamisti.

Ecevit’in medyanin ilgisini çekmek için Özel Harp Dairesi’ne iftira ettigini ileri süren Yamak kitabinda söyle yaziyor: “Barista ve bir savas halinde Milliyetçi Hareket Partililer askere alinmayip kendilerine su veya bu sekilde sefer görevi verilmeyecek midir? Parti gözlügü bu kadar kalin camli midir? Acaba bu kisi Sayin Ecevit’in kendi partisinden olsaydi bu itirazi olacak miydi? O zaman CHP’den bu teskilatta kimse yok mu zannediliyor?” BIRBIRLERINDEN HABERLERI OLMAZ Ecevit’in inandiriciligi nedeniyle kontrgerilla tartismasinin sik sik alevlendigini belirten Yamak TBMM içinde birbirinden habersiz pek çok milletvekilinin Özel Harpçi oldugunu söyle anlatiyor: “Birçok kimseyi ayaga kaldiracagini biliyorum ama bu noktada yazmak istiyorum. Sayin Ecevit’in inandiriciligina dayanarak alevlenen ve Sayin Ecevit’in zaman zaman medyanin ilgisi için bizzat öne çikarak söyledikleriyle devam eden bu iftira kampanyasi sürdürülürken bu teskilatin içinde o zaman kendi partisinden ne kadar personelin hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birbirini hiç tanimayan kaç milletvekilinin bulundugunu ve bunun sadece kendi partisine ait bir durum olmadigini birisi söyleyiverseydi ne olurdu?” VATANSEVER OLDUKLARI IÇIN Yamak Özel Harpçi olarak egitilenlerin nasil ve neden seçildiklerini de söyle açikliyor:”Aslinda onlar milletvekilligi dönemlerinde degil daha genç yaslarda bölgesinde güvenilir saygin sözü geçen ve gerektiginde halkiyla bütünleserek milleti ve vatani için yapilacak mücadelede önder olabilecek niteliklere sahip olduklari için seçilmislerdi. Milletvekili oluslari da bu seçimin dogrulugunu göstermiyor muydu?” (s. 461-462) ABD’den her yil 1 milyon dolar geliyordu ÖZEL Harp Dairesi özellikle Amerikalilarin da verdigi destekle NATO’nun “örtülü harekát konseptine” dayanarak kurulmus bir harekát ünitesiydi. Memleketimizin bulundugu cografi mevki ve stratejik konum böyle bir teskilati çok lüzumlu ve çok faydali hale getiriyordu. GAYRI NIZAMI 1950'li yillarda Özel Harp Dairesi’nin Gayri Nizami Harp bölümünün kurulusu böyle bir ihtiyaç dikkate alinarak gerçeklesmisti. (s.248)Tercüme olarak ordumuza giren ve daireye de görev olarak verilen terim “gayri nizami harp”tir. “Gayri kanuni harp” degildir. Bunun gibi “gayri nizami askeri kuvvetler” tabirinde de bazilarinin maksatli olarak yorumladigi gibi “gayri kanuni askeri kuvvetler” anlami yoktur. (s. 245) IHTIYAÇ IÇIN Amerikalilarin özel yardim faslindan daireye her yil 1 milyon dolar yardim saglanacak bu yardimlar istenirse Türkiye’de veya istenirse Amerika’da ihtiyaçlar için kullanilacak Amerika’dan satin alinacak teknik malzeme ve silahlar için yapilacak ödemeler bu paradan mahsup edilecekti. Sayin Ecevit’in söyledigi gibi dairenin resmi bütçesi yerine veya personel maaslari gibi ödemelere hiç kullanilamazdi. (sa.254)’MHP’li baskan’ dedim ‘güvenilir bir arkadasimiz’ dedi komutan .1978-1979'daki basbakanligim sirasinda bir dogu ilçemizi ziyaret ederken oradaki askeri birligin komutani olan generalle görüsüyordum. Kendisinin bir ara Özel Harp Dairesi’nde çalismis oldugunu ögrenince kuskularimi belirterek kendisinden bilgi almaya çalistim.

Generalin kuskularimi yersiz bulmasi üzerine bir soru yönelttim: -Farz-i mahal bu ilçedeki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Baskani ayni zamanda Özel Harp Dairesi’nin sivil uzantisindaki gizli elemanlardan biri olamaz mi? General: -Evet öyledir ama kendisi çok güvenilir vatansever bir arkadasimizdir yanitini verdi…” (28 Kasim 1990 / Milliyet Gazetesi) Kizildere Özel Harp’in isi degil Mahir Çayan ve arkadaslarinin öldürüldügü Kizildere olaylari ve adi iskenceyle ile anilan ünlü Ziverbey Köskü sorgulamalarinin Özel Harp Dairesi’yle ilgili olmadigini anlatan Yamak Ecevit’i “Kontrgerillayi açiklamam iyi oldu basbakan oldum” dedigi için özel olarak elestirdigini belirtiyor. 1971-74 arasi Daire Baskani’ydi 1924 yilinda Amasya’nin Merzifon ilçesinde dogdu. 1945'te Topçu Astegmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun oldu. 1971'de Tuggeneral 1975'te Tümgeneral 1979'da Korgeneral ve 1984'te Orgenerallige yükseldi. Tuggeneral rütbesi ile 1971-74 döneminde Genelkurmay Özel Harp Daire Baskanligi yapti. 24 Temmuz 1987 tarihinde atandigi Kara Kuvvetleri Komutanligi’ndan 1 Eylül 1989 tarihinde yas haddi nedeniyle emekli oldu. Turgut Özal’in ölümüne kadar Cumhurbaskanligi Genel Sekreterligi yapti. Evli üç çocuklu. Kontrgerillaya atfedilen olaylar 1955'te Selanik’te Atatürk’ün dogdugu evin bombalanmasi iddiasi. 6-7 Eylül olaylari. Kültür Sarayi’nin yakilmasi. 12 Mart Darbesi. Kizildere Katliami. Ziverbey Köskü sorgulamalari. 1 Mayis 1977 Olaylari. Ecevit’e Çigli Suikasti girisimi. Mehmet Ali Agca’nin hapishaneden kaçirilmasi. Kahramanmaras Çorum ve Gazi Mahallesi olaylari.( Hürriyet : 02 Ocak 2006 )

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Valid CSS!
Valid XHTML 1.0 Transitional